BİR KEZ YAŞADIK, BİN KEZ DÜŞÜNDÜK
Hepimiz zaman zaman geçmişteki bir olayın içinde sıkışıp kalırız. Bir konuşmayı, bir hatayı, bir “keşke”yi defalarca düşünür, zihnimizde o sahneyi yeniden canlandırırız. “Acaba farklı davransaydım ne olurdu?” ya da “Bunu neden söyledim?” gibi sorular, iç sesimizin sabit plağına dönüşür.
Psikolojide biz buna "Ruminasyon" yani ‘kafada döndürüp durma’ hali. Aslında bu durumun kökeni iyi niyetlidir. Zihin, geçmişi tekrar ederek bir ders çıkarmaya, bizi gelecekteki olası hatalardan korumaya çalışır. Zihnimiz bize, "Eğer bu hatayı yeterince düşünürsen, bir daha yapmamanın yolunu bulursun" yalanını söyler. Ancak bu çaba, farkında olmadan kendini yıpratmaya dönüşebilir. Çünkü çözüm odaklı düşünme ileriye bakarken; ruminasyon bizi geçmişin bataklığına hapseder. Bu bir analiz değil, bir döngüdür. Ve bu döngü uzadıkça kaygı artar, özgüven ise sessizce bizi terk eder.
Peki neden bu döngüden çıkamıyoruz? Zihnimiz tamamlanmamış hikâyelere tahammül edemez. Bir olayın “neden”ini bulamayınca, o anın içinde sıkışıp kalırız. Özellikle suçluluk, utanç ya da pişmanlık duyguları bu döngüyü besler. Çünkü kişi, kendi geçmiş benliğiyle kavga halindedir: “O zaman öyle yapmamalıydım.” der, ama geçmişe müdahale edemeyeceğini kabul etmek zor gelir.
Bir diğer sebep ise kontrol isteğidir. Zihin, geçmişi tekrar ederek sanki onu kontrol altına alabileceğini zanneder. Oysa geçmiş, artık sadece bir hatıradır — değişmez ama anlamı değiştirilebilir.
Eğer siz de zihninizin aynı "kırık plağı" çalmasından yorulduysanız, şu birkaç adımı denemekle başlayabilirsiniz:
Fark Edin ve Adlandırın: “Şu anda yine aynı düşünceye döndüm.” diyebilmek çok güçlü bir adımdır. Düşünceyle özdeşleşmek yerine, onu gözlemleyen konuma geçersiniz. Bu farkındalık, zihninizle aranıza mesafe koymanızı sağlar.
Duyguyu Kabul Edin: Düşüncelerin altında genellikle bir duygu gizlidir. Üzüntü, utanç, hayal kırıklığı… Düşünceyi susturmaya çalışmak yerine, o duygunun orada olmasına izin verin.
Yazıya Dökün: Yazmak, düşünceyi zihnin dışına taşır. Bir olay sizi rahatsız ettiğinde, ne düşündüğünüzü ve ne hissettiğinizi yazmak, beynin o “tamamlanmamış dosyayı” kapatmasına yardımcı olur.
Şu Ana Dönün: Beden farkındalığı, nefes egzersizleri veya doğada kısa bir yürüyüş… Zihni geçmişten bugüne getiren her küçük eylem, döngüyü kırmak için bir fırsattır.
Mükemmeliyetçilikle Vedalaşın: Geçmişteki o hatayı yapan kişi, bugünkü tecrübenize sahip olmayan "eski" sizdiniz. Bunu hatırlayın.
Kendinize Şefkat Gösterin: Geçmişteki siz, o koşullar altında elinizden gelenin en iyisini yaptınız. Bugünkü bilgelikle geçmişi yargılamak adil değildir.
Zihniniz bir kütüphane gibidir; bazen tozlu raflardaki eski, can sıkıcı kitapları okumak yerine yeni sayfalar açmak sizin elinizde. Yarın sabah uyandığınızda, dünün pişmanlıklarını bugünün enerjisinden çalmasına izin vermeyin.