ERGİN: TÜRKİYE GERÇEK BİR HUKUK DEVLETİ OLMALI

ERGİN: TÜRKİYE GERÇEK BİR HUKUK DEVLETİ OLMALI

ABONE OL
22 Aralık 2025 16:19
ERGİN: TÜRKİYE GERÇEK BİR HUKUK DEVLETİ OLMALI
0

BEĞENDİM

ABONE OL

DEVA Partisi Ankara Milletvekili Av. Sadullah Ergin, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı kapsamlı konuşmada, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarıyla birlikte Türkiye’nin son bir yılda yaşadığı süreci tüm boyutlarıyla değerlendirdi.
Ergin, konuşmasında hem sürecin kronolojisini ortaya koydu hem de demokratik hukuk devleti vurgusuyla iktidara açık ve net uyarılarda bulundu.
SÜRECİN BAŞLANGICI VE KRONOLOJİ
Genel Kurul kürsüsünden konuşan Sadullah Ergin, değerlendirmelerinin Yeni Yol Grubu tarafından hazırlanan raporla uyumlu olduğunu belirterek, sürecin fiilen 2024 yılı Ekim ayında Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin aldığı inisiyatifle başladığını söyledi. Bu adımın ilk etapta kamuoyunda büyük bir şaşkınlık yarattığını ifade eden Ergin, sürecin daha sonra ihtiyatlı bir iyimserlikle takip edildiğini dile getirdi. Ergin, karşılıklı ziyaretler ve çok yönlü temasların ardından 12 Mayıs 2025 tarihinde PKK’nın kendini feshettiğini ilan ettiğini hatırlatarak, “11 Temmuz 2025 tarihinde silahların sembolik olarak yakılması töreni icra edildi. Silahların bırakılma sürecinin ise istihbarat birimlerinin gözetiminde devam ettiği anlaşılmaktadır” dedi. 5 Ağustos 2025 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Milli Dayanışma, Kardeşlik Komisyonu’nun kurulduğunu vurgulayan Ergin, komisyonun Türkiye’nin farklı kesimlerinden çok geniş bir dinleme faaliyeti yürüttüğünü ve bu süreci tamamladığını kaydetti.
TOPLUMUN BEKLENTİSİ VE HAYAL KIRIKLIĞI
Komisyon çalışmaları sürerken toplumun temel beklentisinin açık olduğunu ifade eden Ergin, “Toplumun beklentisi; her düşünceden vatandaşımızın devletiyle kucaklaşması ve hükümetin güven duygusunu tüm toplum kesimlerini kapsayacak şekilde inşa etmesiydi. Maalesef öyle olmadı” sözleriyle sürece dair hayal kırıklığını dile getirdi. Ergin, 2024 Ekim ayında başlayan yeni döneme rağmen kayyum uygulamalarının devam ettiğini, hukuk güvenliği ve masumiyet karinesinin yok sayıldığını, gözaltı ve tutuklamaların sürdüğünü belirtti. Hasta hükümlü ve tutuklularla ilgili sorunların çözülmediğini söyleyen Ergin, medya kuruluşlarına çeşitli gerekçelerle el konulduğunu, TMSF’nin fiilen Türkiye’nin en büyük medya patronu haline geldiğini ifade etti.
HUKUK DEVLETİ VURGUSU
Takipsizlik ve beraat kararı alan KHK’lıların görevlerine iade edilmediğini vurgulayan Sadullah Ergin, AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulmamasının bir gelenek haline geldiğini söyledi. “Tüm bu uygulamaların demokratik bir hukuk devletinde kabul edilemeyeceği açıktır” diyen Ergin, sürecin başlamasından sonra dahi bu yanlışların devam etmesinin güveni azalttığını ve soru işaretlerini artırdığını ifade etti. Ergin, Ekim 2024’ten önce de Türkiye’nin gerçek bir hukuk devleti olması gerektiğinin defalarca dile getirildiğini hatırlatarak, kuvvetler ayrılığının tam olarak işlemesi, anayasanın ihlal edilmemesi ve yüksek yargı kararlarının eksiksiz uygulanması gerektiğini vurguladı. “Bu taleplere kulak verilmiş olsaydı hem adalet tesis edilir hem de toplumsal huzur sağlanırdı. Ama maalesef bugüne kadar bu yönde bir adım atılmadı” dedi.
DEMOKRATİK HUKUK DEVLETİ ÇAĞRISI
Komisyon çalışmalarından bağımsız olarak demokratik hukuk devleti olma iddiasının gereğinin yerine getirilmesi gerektiğini ifade eden Ergin, bunun ancak sağlam bir siyasi irade ve cesur adımlarla mümkün olacağını söyledi. Yeni Yol Grubu olarak evrensel hukukla barışık, demokratik bir hukuk devletini inşa edecek her adımı destekleyeceklerini belirten Ergin, “Bu adımları atmak çocuklarımıza ve gelecek nesillere olan borcumuzdur. Gelin hep beraber bu borcu ödeyelim” çağrısında bulundu.
GEÇMİŞ SÜREÇLERDEN ÇIKARILAN DERSLER
Sadullah Ergin, geçmişte yaşanan 2009 ve 2013 süreçlerini de ayrıntılı şekilde değerlendirdi. 2009’daki açılım sürecinde AK Parti’nin süreci tek başına yürüttüğünü, CHP ve MHP’nin muhalif kaldığını, güvenlik bürokrasisi ve yargının zihnen hazır olmadığını belirten Ergin, sivil toplum, kamuoyu ve medya desteğinin de bulunmadığını söyledi. Eve dönüş sürecinin yasal altyapı olmadan başlatıldığını ve yoğun kamuoyu tepkisiyle karşılaşıldığını ifade ederek, bu nedenle sürecin başarısız olduğunu dile getirdi. 2013 çözüm sürecinde de parlamentoda tabloyun benzer olduğunu söyleyen Ergin, bu kez “Akil insanlar heyeti” üzerinden yürütülen kamuoyu iletişiminin başarılı olduğunu ve toplumsal desteğin yüzde 70’lere ulaştığını hatırlattı. Ancak Suriye’deki gelişmeler gerekçe gösterilerek mutabakatların rafa kaldırıldığını ve çok ağır hadiselerin yaşandığını vurguladı.
BUGÜN DAHA AVANTAJLI BİR ZEMİN
Ergin, her iki başarısız süreçte de yasal altyapı oluşturulmadan yol alınmasının ortak hata olduğuna dikkat çekerek, bugün geçmişe göre çok daha avantajlı bir zemin bulunduğunu söyledi. Parlamentoda geniş bir siyasi destek olduğunu, güvenlik ve yargı bürokrasisinin olumsuz bir tutum sergilemediğini belirten Ergin, MHP’nin sürecin başat aktörlerinden biri olmasının toplumsal muhalefetin genişlemesini önlediğini ifade etti. “Şartların bu kadar müsait olduğu bir zeminde sürecin olumlu sonuçlanması en büyük arzumuzdur” diyen Ergin, bunun başarılması halinde Türkiye’nin bölgesel dengeleri değiştirebilecek bir konuma geleceğini söyledi.
YASAL ALTYAPI VE SOMUT ÖNERİLER
Konuşmasının son bölümünde somut önerilerini sıralayan Sadullah Ergin, eve dönüş sürecinin mutlaka hukuki zeminde ilerlemesi gerektiğini vurguladı. Bu kapsamda yasa yapım sürecinin hızlandırılmasını öneren Ergin, Silahsızlanma ve Toplumsal Bütünleşme Kanunu, Bağımsız İzleme ve Denetim Komisyonu Kanunu ile Demokratik Güven Artırıcı Önlemler ve Uyum Yasası’nın çıkarılmasını teklif etti. Ayrıca temel haklar, hukuk-adalet, demokrasi ve özgürlük alanlarında yapılması gereken anayasal ve yasal değişiklikler için TBMM çatısı altında yeni bir komisyon kurulmasını önerdi. Ergin, sürecin toplumsal destek ayağının zayıf kaldığını belirterek, geniş kesimleri bilgilendirecek yoğun bir iletişim çalışmasının acilen hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Sürecin neden başlatıldığını, nasıl ilerlediğini ve Türkiye’ye sağlayacağı faydaların açık biçimde anlatılmasının toplumsal rıza açısından hayati olduğunu vurguladı.
Konuşmasını, sürecin başarıya ulaşması için tüm siyasi partilerin yapıcı bir dil kullanması gerektiğini ifade ederek tamamlayan Sadullah Ergin, Genel Kurul’u saygıyla selamladı.

En az 10 karakter gerekli