Reklam
Reklam
Ne görüyorsun dedi!!!

Ne görüyorsun dedi!!!

ABONE OL
11 Ekim 2022 22:01
Ne görüyorsun dedi!!!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sana bağlı elbet nasıl bakarsan öyle görürsün dedim.
Baktığın açıya göre yüklediğin manaya ne anlam katarsan,
Görüşüne hissedişine duygu ve hislerine onu yüklersin.
Bakmak görmek değil,
Duymaksa işitmek,
Sevmek tapmak değil tutmaksa okşamak hiç değil, hissetmiyor anlayamıyorsan eğer.
Hislerin, duyguların, algıların,
Fark edişlerin, ilmin inacın algın ile süslediklerin, hepsi senin zihninde anlamlandırdıklarındır.
Mesela; birine çok konuşuyor derken düşünün biraz…
Ne konuşuyor, kim konuştruyor?
Yalan mı söylüyor, iftira mı atıyor?
Bu konuştuğu şeylerden kişisel bir çıkarı var mı, cevabınız ne?
Cevabınız evet mi?
O vakit, bakış açınız, anlayışınız yüklediğiniz manada sorun var – İyi ama, çok konuşuyor… Diyorsanız….’da…!
Düşüncelerinizi gözden geçirin.
Birine çok konuşuyor boş konuşuyor demek için, sizin cümlelerinizin dopdolu olması lazım değil mi?
Kaldı ki, iyi, doğru kelam etmeyi öğrenecek kadar, ilim ve edep sahibi olan biri, hiçbir şeyi boş
kıymetsiz göremez ve kendini de, kıymet abidesi yapamaz. Gözüne güneş gözlüğü takan birinin, kendini gölgede sanması, kafasına geçen sıcağı engellemez. Malayani işlerle uğraşanların tek yaptığı şey, çevresindeki değerleri yok sayarak, yıkarak sedece kendini ön plana koyma çabasıdır. Altını çamura atıp değerini düşuremedikleri gibi, bakır ve tenekeyi de parlatarak altınla kıyaslayamazlar. Zira daha ilk yere düştüğünde duyulan o sesten, teneke bakır anlaşılır.
Aslında, en büyük sorun, yanlış algıyı doğru zannettiren şeytan oldugunu anladığınızda vaziyeti anlarsınız. Saf ve temiz olan duyguları demleyemiyorsanız yüreğinizde, tavşan kanı cümleler dökülmez dilinizden.
Biz ne vakit irfan penceresini açar, ihsan ve lütuf nimetine, tefekkür, şükür ve teslimiyetle kucak açarsak ve vicdan terazisinin darsını iman ile alır, kefesini ilim ile doldurur, edep ve aşk ile nefsimize takdim edersek, o vakit millet olarak kurtulur, insan olma şuuruyla kişisel ve toplumsal gelişimizi tamamlar güçlü bir millet ali bir devlet olmayı başarırız.
Ancak bu kadar dar ve camları kirli, kırık ego ve enaniyet pencerelerinden bakarak doğru açı yakalayıp geleceğin mimari olma hayalini kuramayız.
Algı ile aklımızı teslimden vaz geçip, bilgi ile donanmalıyız.
Değerli dostlar elbette sizler fikirlerimizi begenmeyebilir, hatta katılmayabilirsiniz, sizin için bir şey ifade etmeyebiliriz. Zaten kimseden de böyle bir talebimiz de yok. Unutmayınız ki aslında söyledikleriniz size ait gibi görünse de, bu sözler sizi düşundüren konuşturanların eseridir. Dolayısıyla da bu muhabbetin müsebbibi sizi konuşmaya mecbur edenlerdir.
Hırs gemisine binip, enaniyet dümenine ego gazı ile son hız yüklenenlerin varacağı bir selamet limanı yoktur. Onlar manen kör göz ve sağır kulakla ilerlediğinden manen uykudadır.
Bir tufan gemiyi su ile doldurup alabora olduğunda, dünya sevgisi dolu gönülleri onları deryanın dibine adeta ayağına taş bağlanmış ceset gibi çeker.
Ne yazık ki, göz ve kulakla sınırlı algılara sahip olanları etkilemek çok kolaydır.
Bedeni hazlara takılı kalanlar aslında uyuyan rüyada yaşayan köle zihniyetli zavallılardır.
Hayvani yönleri gelişmiş, insanı yönleri körelmiştir.
Ruhsal anlamda aç sefil olan insanları satın almak ve onlara saçma ideallleri bir hedef gibi gösterip dünyalık uğruna ömürlerini harcatmak isteyen bu asrın deccaliyet sistemini yöneten kapitalist, materyalist küreselci şeytanlar, maalesef bu kendini akıllı zanneden zavallı gurubu oltasına yem ederler.
Ve tabi ilk harcananlar sözde fedakarlar, yani ideali için kendi gemilerini elleriyle yakanlar, yani sistem tarafından denize ilk atılıcak köpek balıklarına yem edilenler de bunlar olur.
Uyanma zamanı geldi geçiyor.
Artık kim olduğumuzu, nereden gelip nereye gideceğimizi, kalan ömrümüzü niçin ve ne uğruna harcayacağımızı bilmeliyiz.
Bu ülkeyi bize canı pahasına miras bırakan ecdadımıza vefa borcumuzdur.
Sevgi saygı muhabbetle, hoşça kalın sağlıcakla kalın.

En az 10 karakter gerekli