Bugün 6 Şubat…
Acının, gözyaşının, feryadın ve çaresizliğin takvim yaprağına kazındığı günün üçüncü yılı.
Üç yıl önce bugün, bu topraklar 50 binden fazla evladını toprağa verdi. Yüz binden fazla insanımızın hayatı bir daha eskisi gibi olmadı. Kimi uzvunu kaybetti, kimi yaralı kaldı, kimi de yaşarken canından can verdi.
11 il yıkıldı ama en büyük yıkımı Hatay yaşadı. Hatay’da ise en ağır bedeli Antakya ödedi.
10-15 saniyede aileler dağıldı, ocaklar söndü, sokaklar sessizliğe gömüldü.
Akrabalarımızı, dostlarımızı, iş arkadaşlarımızı, komşularımızı enkazların altında bıraktık.
“Sesimizi duyan var mı?” diye haykırdığımız o ilk saatlerde, sadece betonlar değil, umutlarımız da üzerimize çökmüştü.
İşte tam o anda, devletin şefkati Hatay’ın üzerine indi.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bizzat yönettiği süreçte, devletimizin tüm imkânları seferber edildi. O zorlu günlerde, Hatay’a Koordinatör Vali olarak gelen ve sonrasında asaleten Valimiz olarak atanan Sayın Mustafa Masatlı, sadece bir bürokrat olarak değil, bu şehrin evladı gibi sahadaydı.
Hatay’ın kaderi 6 Şubat’ta değişti.
Biri o kara gün…
Diğeri ise 26 Haziran’da Valimizin atanmasıyla başlayan yeni umut süreci…
Sayın Valimiz, arama kurtarma çalışmalarını bizzat komuta etti. Enkaz başlarında, soğukta, yağmurda, çamurda, gece gündüz demeden sahadaydı. Ardından depremzedeler için gıda, barınma, ısınma, temel ihtiyaçların tamamı için büyük bir seferberlik başlatıldı.
Kayıplarımızı defnederken içimizdeki yangın dinmeden, Sayın Valimiz bu şehrin yaralarını sarmak için vakit kaybetmedi.
Önce yıkım seferberliği başladı. Enkazlar kalktı. Ardından yeniden inşa seferberliği…
Bugün binlerce hemşehrimiz sıcak yuvalarına kavuştu. Kalıcı konutlarına yerleşti.
İnşallah bu yıl içinde evine girmeyen tek bir depremzede kalmayacak.
Bunlar tesadüf değil. Bunlar güçlü devlet iradesinin ve sahada gece gündüz çalışan bir valinin eseridir.
Sayın Valimiz Mustafa Masatlı, 6 Şubat gibi kara ve soğuk bir günde, enkazların içinden açan bir umut çiçeği oldu.
Adeta betonların arasından çıkan bir nergis gibi…
Bu şehrin karanlığına ışık oldu.
Bugün Hatay’da yükselen her bina, sadece beton değil; sabrın, direncin, devlet-millet dayanışmasının sembolüdür. Enkaz taşlarından şaheserler meydana getiren, Hatay’ı kültürüne, tarihine ve binlerce yıllık kimliğine uygun şekilde ayağa kaldıran bu irade, bu şehir için hayati bir değerdir.
6 Şubat’ta kaybettiğimiz tüm canlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum.
Yaralılarımıza acil şifalar temenni ediyorum.
Bu acıyı yaşayan her Hataylı hemşehrimizin acısını bilhassa kalbimde taşıyorum.
Dualarımızda, emeğiyle, alın teriyle, yüreğiyle Hatay’a sahip çıkan Sayın Valimiz Mustafa Masatlı da var.
Çünkü bu şehir, kendisini gerçekten dert edinenleri asla unutmaz.
Az kaldı Hatay’ım…
Güneş bir daha çok daha güzel günler için doğacak.
Gözlerimiz umuda daha güçlü açılacak.
Hatay, geleceğe daha sağlam, daha sağlıklı ve daha umutlu bakacak.
Var olun Sayın Valim…
Allah sizler gibi devlet büyüklerimizi başımızdan eksik etmesin. Bu şehir, size minnettardır…
Köşe yazım
Hikmet OTUZBİR
GENEL
06 Şubat 2026KÖŞE YAZILARI
06 Şubat 2026GÜNDEM
06 Şubat 2026GÜNDEM
06 Şubat 2026GÜNDEM
06 Şubat 2026GÜNDEM
06 Şubat 2026GÜNDEM
06 Şubat 2026