Cengiz YILDIZ

Cengiz YILDIZ

29 Kasım 2022 Salı

MISIR LİDERİ İLE TOKALAŞMA VE GELİŞMELER!

MISIR LİDERİ İLE TOKALAŞMA VE GELİŞMELER!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Öncelikle dönemden, zamanın şartlarından kopuk bir politika, siyasi strateji mümkün mü?
Başlıktan anlaşılacağı üzere yakın zamanda Sayın Cumhurbaşkanımız, Katar’da Dünya kupası törenlerine katılım sağladığı bir ortamda, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi ile tokalaşmış ve yaptığı görüşme ile muhalif kesimden oldukça eleştiri almıştı.
Peki, neden eleştiriliyor? Hâlbuki Sayın Cumhurbaşkanımız, 2013 yılında halkın çoğunluğu tarafından seçilmiş Muhammed Mursi’nin haksız bir şekilde, darbe yöntemiyle indirilmesini eleştirmiş ve akabinde idamını sert sözlerle kınamıştı.
O günün koşullarında olması gereken duruş, tepki yerinde miydi? Evet, hiç kuşkusuz yerinde idi.
Şimdi Sayın Cumhurbaşkanımızın yaptığı bu hamle, görüşme, tokalaşma, ilişkilerin yeniden başlatılması yerinde mi? Yine verilecek hiç kuşkusuz yerinde.
Neden mi? Cevabı gayet basit.. Ülkenin menfaatleri gereği.. Zira devletlerarası husumet olmaz. Menfaatler gereği ilişkiler tekrar rayına oturtulabilir bakış açısı, diplomaside, siyasi politik anlayışlarda her daim geçerli bir ilkedir.
Bir takım muhalif kesimler, şahsıma ve benim gibi Sayın Cumhurbaşkanımızın yaptığı bu tavrın, duruşun ülkemin ali menfaatlerini savunanlara yönelik “Dün bu şekilde düşünmüyordunuz, ne oldu da şimdi birden siyasi söylem ve tercihlerinizi değiştirdiniz?” diyenler oluyor.
Cevaben: “Rahatsızlığınızı anlayabiliyorum. “Olmaz, olamaz, görüşemezsiniz” demenizi.. Siz, Mısır başta olmak üzere, bir şekilde o dönemin şartları gereği sıkıntıya giren ticari, sosyal, kültürel birçok ilişkinin tekrar rayına girmesini arzu etmiyorsunuz. Fakat biz ve şahsen özellikle Ortadoğu gibi “Coğrafyanın kader” olduğunu bilen birisi olarak, zamanı, zemini ve küresel değişimlerin dikkate alınmasının elzem olduğunu biliyoruz.
Belki de yakın bir zamanda komşu ülke Suriye ve başkanı Esad’la ile ilişkilerde rayına tekrar oturacaktır. Ki bu konuda olumlu anlamda bir iletişimin olduğu dile getiriliyor.
2011 yılında başlayan bir Arap Baharı sarsıntısı, Ortadoğu’da büyük bir sıkıntı oluşturdu. Herkes işine geldiği gibi bir yaklaşım sergiledi.
Türkiye’mizin başına gelenleri hep beraber yaşadık. Okumaları bir de bu açıdan yapmak lazım.
Hatırlarsanız 2013 Gezi olayları, 17-25 darbe girişimi, Türkiye’ye dolaylı dolaysız operasyon çekmeler,
15 Temmuz 2016 Darbe girişimi…
Tabi tüm bu menfi ve Türkiye aleyhine geliştirilen ve yapılan girişimler, güçlü, akıllı, şartları iyi okuyan, tecrübeli bir siyasetçi, vatan evladı gönül coğrafyasının ve dünyanın lideri Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından sonuçsuz bırakılarak, ülkenin menfaatleri; hak adına halkı için hep korundu ve birileri rahatsız olsa da, yanıltıcı yorumlarla, yaklaşımlarla incitici olsalar da TÜRKİYE kazanacak.
Türkiye Devleti, milletiyle 85 milyonuyla güçlü, müreffeh ve Tam Bağımsız Büyük Bir Devlet olma yolunda, hızla emin adımlarla yoluna devam ediyor.
Milli savunma sanayisi, 20 yılda ortaya konan her konudaki yatırımlar, katkılar, insan odaklı çalışmalar, milletin her daim samimi ve yaptıklarıyla tarih yazan, milletinin, ülkesinin çıkarlarını karşılıksız savunan Milletin Adamı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı bağrına basıyor.
Eksiklikler her daim olacaktır Onları da aklıselimle, ehil liyakatli ekip anlayışıyla rahatlıkla üstesinden gelineceğine dair güven an itibariyle tavan yapmış durumda. Yeter ki bizler bir ve beraber olalım. Gelecek mutlaka ama mutlaka inananların olacaktır. Hürmetle.

Devamını Oku

TERÖR SALDIRISI VE PERDE ARKASI!

TERÖR SALDIRISI VE PERDE ARKASI!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Milletimizin, Türkiye’mizin başı sağ olsun. Ölenlere rahmet ve yaralılara Allah’tan acil şifalar diliyorum.

Milletin birlik ve beraberliğine kastedilen terör saldırısında iyi niyetli olmayan iç ve dış mihrakların saldırı yeri oldukça manidar..

Saldırı yeri oldukça manidar dedik ki öyledir. Çünkü, İstanbul gibi bir şehrin en güzide, en kalbi yeri olan İSTİKLAL CADDESİ..

Buradan bir takım mesajlar verildiği açık. İstiklal Caddesi hem yerli hem yabancıların en uğrak yeri ve turizmin kalbi olan bir yer..

Bizim milletimiz çok şükür ki; kalbi akli, ferasetli, basiretli ve terörün belini kıran güçlü Türkiye Devletinin gücünün farkında ve her daim onun yanında..

Türkiye düşmanları tarafından verilen mücadelelere köstek olacak, itibar suikastı yapacaklara, teröristlere ve destekçilerine gereken cevapları aziz milletimiz, gereken cevapları istikrarlı iş hayatlarına, rutin şekilde devam ederek, olgun ve vakur bir duruşla gösteriyorlar..

Çünkü birileri aziz milletimize korku salmak, kargaşa ortamı oluşturmak, kardeş kavgası başlatmak istiyorlar. Fakat bu hususta asla muvaffak olamayacaklarını ifade etmek isterim.

Türkiye devleti, Kuzey Suriye’de, Kuzey Irak’ta vb. bir çok bölgede şanlı ordumuz ve güvenlik güçlerimizin kahraman mensupları, Vatan topraklarını korumak adına operasyonlarını yapıyor ve hamd olsun başarılarını da tüm dünya görüyor..

İşte bu şerefli başarıyı, tam bağımsız bir Türkiye olma yolunda hızla ilerleyen ülkemizi ve kıymetli yöneticilerini sekteye uğratmak ve yıpratmak isteyenler var.. Başarılı olamayacaklar..

Yurtiçi ve Yurtdışı terör faaliyetlerini, saldırıları engellendikçe, terör örgütü PKK ve uzantıları radikalleşip hırçınlaşmaya ve sivil ortamlarda varlıklarını hissettirme gayretine girdiler..

Terör Örgütü mensupları, Suriye’nin kuzeyinde PKK ile bağlantılı PYD/YPG terör örgütünden gelen talimatlarla eyleme giriştikleri dünkü menfur canlı bomba girişimi vb. açıkça anlaşılmakta..

Bir de birileri çıkmış “Türkiye neden sınır ötesi harekâtlar yapıyor?” diyor. Yahu yapmayacakta ne yapacak!? Ne yapsın? Türkiye’nin haklılığı bir daha ortaya çıktı.

Türkiye devletimiz sınırlarını, vatanının korumak adına tekrar operasyonlara başlaması ihtimal dahilinde.

“Söz konusu Türkiye ve çıkarları” olunca, içerideki bir takım kısır çekişmelerin bir tarafa bırakılarak, 85 milyon insanımızın birlik ve beraberlik adına kenetlenmesi gereken bir süreci yaşıyoruz.

Bu duygu ve düşüncelerle, tüm terör faaliyetlerini ayırım yapmaksızın kınıyor ve kalben telin ediyorum. Hürmetle.

Devamını Oku

MİLLİ GURURUMUZ TOGG!

MİLLİ GURURUMUZ TOGG!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Dostun Yüzünü Güldüren, Düşmanın, Hasetçilerin Yüzünü Ekşiten Ve Korkutan, 21. Asrın İlk Muhteşem Yerli Ve Milli Projesi Olan TOGG Otomobilimiz, 60 Yıllık Hasretimiz, Ülkemize, Milletimize Hayırlı Ve Mübarek Olsun..
Sayın Cumhurbaşkanımız 28 Ekim 2022 Cuma günü #Türkiye Yüzyılı temalı, ülkemizin dört bir yanından gelen, salonun içi ve dışı hınca hınc dolan, heyecanlı ve samimiyetleri, destekleri gözlerinden okunan teşkilat mensuplarına, halkına, çalışma arkadaşlarına, ayrıca buna şahitlik yapmak adına yapılanları ve yapılacakları paylaşmak adına muhalif gazeteciler dahil tüm gazetecilere yönelik bir sunum gerçekleştirdi.
2002-2022 arası “Nereden Nereye” başlığında, Türkiye’mizin kat ettiği muhteşem süreci, milyonlarca yatırımı, projeleri tek tek heyecanla, zevkle, bıkmadan usanmadan anlattı ve tekrar tekrar anlattı..
Tabiri caizse enkaz devralınan bir dönemden, başı dik dolaşılan, hem masada hem sahada başarıdan başarıya koşulan, terörle mücadelen tutunda, tüm sosyal, kültürel, ekonomik, siyasi konularda imkanları sonuna kadar milleti için en verimli şekilde değerlendiren bir DÜNYA LİDERİ Sayın Recep Tayyip Erdoğan..
Gururluyuz. Zira milleti için, mağdur ve mazlum coğrafya için çırpınan, insanlığın vicdanı olan “Dünya beşten büyüktür” diyen bir Cumhurbaşkanımız, Liderimiz var..
Hemen ertesi gün.. Tarih 29 Ekim 2022. Tam 4 yıl önce işveren dünyasına talimatını verdiği ve Türkiye’mize yakışan “YERLİ VE MİLLİ BİR OTOMOBİL İSTİYORUM ARTIK” talimatı, talebi hamd olsun şerefle, başımız dik bir şekilde yerine getirildi.
Hep beraber ekranlardan, kimimiz bizzat giderek bu anlara şahitlik yapmak üzere canlı bir şekilde tarihe şahitlik yaptı..
TOGG Yani Yerli Ve Milli Aracımız, Milli Gururumuz Banttan İndi..
Davetli sayısı yaklaşık 4 binin üzerinde olan o tarihi törende diğer otomobil markalarının yöneticilerinin de olduğu gözlemlendi.
Birileri her zamanki gibi dillerine pelesenk ettikleri, kuru ve maalesef yapıcı olmayan bir muhalif dille “Bu otomobil asla üretilemez. Hani bu otomobilin fabrikası nerede?” gibi absürt, iyi niyetli olmayan, soyut ve negatif söylemlerle sorular sordular..
Hepsi mahcup oldu. Çünkü 60 yıllık hayal bizzat fiili olarak gerçekleştirildi. Hamd olsun.
Sayın Cumhurbaşkanımız; bir otomobilin ötesinde muhteşem bir teknoloji harikası, görselliği ve emek yoğun YERLİ VE MİLLİ OTOMOBİLİMİZE bizzat binerek geleceğimizin inşasında önemli bir rol oynadı. Allah razı olsun. Emeği geçenlere kalben teşekkür ediyoruz.
An itibariyle 1300 kişiye istihdam, yakında 4000 küsur bir seviyeye ve hatta dolaylı /dolaysız bu sayının çok üstünde katkı sunacağı aşikardır.
Milli Gururumuz TOGG fabrikasının açıldığı gibi, yakında BATARYA fabrikasının da açılacağı müjdesi verildi. Hem de 81 ilimizde 1500 noktaya kurulacak şarj istasyonları vesilesiyle..
Yarım saatte bataryalar % 80 seviyesine gelecek şekilde..
Özetle; artık dünyada BİZDE VARIZ DİYEN BİR TÜRKİYE VAR.. Silah teknolojisi, fabrikaları savunma sanayii yanı sıra, Yerli /Milli aracımız ve yedek parça üretimi ile TAM BAĞIMSIZ, GÜÇLÜ VE MÜREFFEH BİR TÜRKİYE’MİZ VAR.
21. ASRA DAMGASINI VURAN VE VURMAYA DEVAM EDECEK #TÜRKİYE YÜZYILI ifadesinin içini dolduracak LİDERİMİZ ve Kıymetli Ekibi Var.
Keşke muhalif kanadın siyasi temsilcileri, destekçileri de “Siyaset üstü bir refleksle, yaklaşımla “Çok Güzel bir otomobil olmuş, Gurur duyduk” diyebilseler..
Son sözüm şudur ki; TOGG Aracımızla iftihar ettim. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere emeği geçen kim varsa astından üstüne, destekçisine kadar teşekkür ediyor ve Allah razı olsun diyorum. #hedef2023 ve nice başarılar..

Devamını Oku

DIŞİŞLERİ BAKANIMIZ VE HATAY ZİYARETİ

DIŞİŞLERİ BAKANIMIZ VE HATAY ZİYARETİ
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Hatay ilimizin ziyareti kapsamında Dışişleri Bakanımız Sayın Mevlüt Çavuşoğlu ilimize teşrif ederek bizleri onurlandırmışlardır.

    
Programın çok enerjik, dinamik, coşkulu ve katılımın muhteşem olduğu, bu üst düzey performansın temel sebebinin de hem teorik, hem pratik anlamda sahada ve masada rüştünü ispatlamış, AK Parti teşkilatının en iyi beyin ve vizyoner dava adamlarından, Türkiye’nin menfaatlerini koruyup kollamak adına gecesini gündüzüne atan Dışişleri Bakanımız Sayın Mevlüt Çavuşoğlu Beyefendinin katkısının olduğu tartışılmaz.

Şimdi sırasıyla şahsımın da katılım sağladığı keyifle, heyecanla ve her katılımımda faydalandığım bir ortam gördüğüm organizede, sırasıyla gün içerisinde, öncelikle Hatay’ımızın Şirin ilçesi Altınöz Zeytin ve Zeytinyağı Festivali’ne, akabinde yine aynı ilçemizde zeytin hasadı ve standlarını gezerek, Sayın Bakanımız, Sayın Valimiz, Sayın Kaymakamımız, Sayın Vekillerimiz, Sayın Belediye Başkanlarımız, Birbirinden kıymetli Bürokratlarımız, İşveren dünyamız, Siyasi temsilcilerimiz, teşkilatımız, Muhtarlarımız, Basınımız ve her daim baş tacı halkımızla beraber gezildi, sohbet edildi ve oradan mesajlar verildi. Allah razı olsun.


Hemen öğleden sonra, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi’nde “Girişimci ve İnsani Türk dış politikası” konulu söyleşide; Akademik personelin yanı sıra tüm üniversite gençliğinin de katılımıyla hakikaten dinlenilmeye değer bir ortam oluştu. Çok müstefid olduk.


Yine akşama doğru Antakya ilçemizin ünlü Çarşısı uzun çarşıda esnafımızla imkanı dahilinde iş yerleri Tek Tek gezilerek, varsa sıkıntıları bizzat Sayın Bakanımız tarafından dinlenerek cevaplandırılmaya çalışıldı. Notlar alındı.
Akşam vakti, Ottoman’da sivil toplum kuruluşlarının yanı sıra iş dünyasının değerli temsilcileri ile bir araya gelinerek Onların da beklentileri dinlenildi sorularına cevap verildi ve bizzat Sayın Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu tarafından hassas ve stratejik bir konuma sahip Hatay ilimizde, Suriye ile olan sıkıntılarımızın nasıl giderileceğine dair önlemlerin yanı sıra, Türkiye lehine bölgemiz lehine gelişmelerin olduğu ve konuda Türkiye menfaatlerinin her şeyin üstünde olduğu şuuruyla hareket edildiğini ifade ettiler.


Bu duygu ve düşüncelerle Sayın Bakanımız tamamen samimi kalbi akli ve mütevazi ciddi bir Devlet Adamına yakışır tarzda ilimizden memnun bir şekilde ayrıldı. Kendilerine bu yapıcı yaklaşımından, doyurucu akli ve kalbi konuşmalarından bağımsız bir dış politika yürüterek, Reisimiz Sayın Recep Tayyip Erdoğan riyasetinde, bizlerin göğsünü kabarttığından, başımızı öne eğdirmediklerinden dolayı teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.
#DurmakYokYolaDevam

Devamını Oku

GAZ SEVKİYATINDA TÜRKAKIM VE TÜRKİYE’NİN ROLÜ!

GAZ SEVKİYATINDA TÜRKAKIM VE TÜRKİYE’NİN ROLÜ!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Geçen hafta Rusya’nın Devlet Başkanı Putin  #TürkAkım (Rusya’dan başlayıp Karadeniz üzerinden Türkiye’ye aktarılması planlanan doğal gaz boru hattı projesinin adı) aracılığıyla Türkiye’ye ve Avrupa’ya gaz sevkiyatının yapılacağını ve bu konuda söz sahibi ülkenin artık #Türkiye olduğunu ifade etti.

Avrupa ülkelerinde şimdiden kışın nasıl geçirileceği, soğuk şartlarda nasıl yaşanılabileceğini şimdiden kara kara düşünülmeye başlandı bile..

Avrupa’da batı ülkelerinde enerji fiyatları şimdiden aldı başını gidiyor.

Rus lider, ülkesine yapılan yaptırımların kaldırılmasını defalarca dile getirdi. Fakat bir türlü bu talebi karşılık görmedi.

Ki bildiğiniz üzere geçen günlerde Kuzey Akım bir patlama sonucu devre dışı kalmıştı. Bu durumda Rus doğalgazına bağımlı olan ülkelerde bir korku ve endişe oluşturdu.

Maalesef ülkemiz, ortalama bir asırdır enerjide dışa bağımlı.

Sayın Cumhurbaşkanımızın sondaj gemileriyle Karadeniz ve Doğu Akdeniz’de bulduğu 540 Milyar m3 doğalgaz rezervleri ile bir nefes alabilme, dışa bağımlılığı azaltma imkanımız olacağı aşikar..

Türkiye olarak bizim ve hatta ki Avrupa’nın istikrarlı, sürdürülebilir bir enerji teminine olmazsa olmaz ihtiyacı var.

Ülkemizin, Üç tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye’nin kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge (MEB) ilan etme hakkının olduğunu biliyoruz. Bu hakkını inşallah Doğu Akdeniz’de ilan ederek gücümüzü ve haklı gaz arayışımızı sürdürebiliriz görüş ve beklentisini taşımaktayım.

Türkiye’miz ile Rusya arasında, Türkiye tarihi boyunca çilesini çektiğimiz “Enerji darboğazı ve ihtiyacı” konusunda iki ülke arasındaki işbirliğini yukarıda arz ettiğim üzere mutlaka ama mutlaka Doğu Akdeniz’e taşımamız, adımlar atmamız ve yeni bir formülle gücümüze güç katmamız elzemdir.

Türkiye son yirmi yıldır, her konuda devrim niteliğinde adımlar atmış ve atmaya da devam etmektedir.

“Yeni Bölgesel aktör Türkiye”, olduğu artık dost ve düşman tarafından da tescil edilmiş ve kabul edilmiştir.

Tam ve Bağımsız, Güçlü ve müreffeh bir #BüyükTürkiye olma yolunda hızla yol alıyoruz.

Rabbim mahcup etmesin. Birliğimize, beraberliğimize, devletimize, milletimize zeval vermesin. Hürmetle,

Devamını Oku