Reklam
Reklam
SÖZLEŞME

SÖZLEŞME

ABONE OL
13 Aralık 2022 10:02
SÖZLEŞME
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bir süre vakit geçirmek ve ihtiyaçlarınızı karşılamak için sahibinin izni ve koyduğu kurallara uymak şartı ile gücü ve zenginliği tartışılmaz, çok cömert birinin, çok güzel, nezih oldukça ferah olan mekânına iyi bir karşılamayla giriyorsunuz…

Burada aradığınız her şeyin mevcut olduğu rahat huzurlu renkli, hayal ettiğiniz her şeyi bulabileceğiniz ancak belli bir süre, yani mekân sahibinin size ayırdığı, takdir edilen zaman dilimini yaşamak için, karşılığını çalışarak ödemek şartı ile size her imkân sonuna kadar açıyor. Çok ödüllü

Bol ikramiyeli, seviye yükseltme rütbe almak, gayrete bağlı.

Öyle ki, bu mekânda kendinize, bilgi ve kabiliyetinize uygun bir görevi üslenip hakkıyla yerine getirdiğinizde mülkün sahibine itaat ettiğinizde, saygıda kusur etmediğiniz takdirde, o sizin dürüstçe çalıştığınıza, sadakat ile üstlendiğiniz vazifeyi yerine getirdiğinizi, görüp sizin gibi, buraya bir süreliğine gelip, aynı şartlar ve kurallara uymak kaydı ile sözleşme imzalayan diğer misafirlerin hakkına, hukukuna tecavüz etmediğinizi saygı ve sevgi ile o mülkün sahibine her daim minnet ve şükranlarınızı ilettiğinizi gördüğünde, size her acıdan kefil olmakta, hatta kimsenin yanında zerre kadar hakkınız zayi olmasın diye, mekâna ayak attığınız anda, size özel olarak tahsis ettiği iki görevliye görüntülü, sesli olarak her nefesinizi, Sözünüzü hareketlerinizi emeğinizi, çabalarınızın tamamı

Kayıt altına aldırıldı ki, görev

Süreniz bitip mekândan ayrılık vakti geldiğinde, mekânın sahibi ile hak ve adaletin tesisi adına. Aslında mekânın, mülkün sahibi her şeyi eksiksiz net bilmekte. Ancak yöntemi kendi adaletine yakışacak kadar güzel… Hizmet için gelen misafir insan ya, zerre miktar dahi olsa unutur hesabı görmek ister ise, hesabı eksiksiz tutan görevliler açar.

Evet, buraya kadar anlaşılmayan

Ve net olmayan tek kelime yok…

Şimdi bu mekân dünya ve

Mekânın tek sahibi de yüce Allah’ımız elbette…

Lütfuyla, keremiyle, ihsanı ve

Rahmetiyle, şefkatiyle kullarının

Huzur, mutluluk içinde yaşaması sevgi, saygı ve birlik içinde yapması için hazırlayıp kullara sunduğu ikram ve ihsan edip cömertçe, hiç eksik bırakmadan süslediği, bu dünya mekânında

Bu güzellikleri hakkıyla anlayıp yaşayalım, hissedelim diye bize

Paha biçilmez uzuvlar tahsis etti ki, sanatına yakışır bir yaradılışla en güzel surette ve kabiliyette ilahi programa uyacak, yazılımı mükemmel her birinin, başka eşi olmayacak şekilde yarattı, öyle ki her organ

Aynı zamanda lehte veya aleyhte şahitlik yapacak şekilde dizayn edilmiş, sisteme bağlı alıcı verici kayıt yetenekli.

Muhteşem kusursuz suretleri

Tutan elleri, yürüyen ayakları,

Görelim diye gözler, duyalım diye kulaklar, anlayalım diye akıl,

İdrak edelim şükredelim her an sahibimizi, zikredip teşekkür

Edelim fikredelim diye gönül

Anlayalım ve arayalım diye kitap, rehber öğretmen olarak

Yüce bir Peygamber gönderdi.

Onun yarattıklarını sayabilecek

Dil ve yazabilecek kalem var mı?

Oku dedi, okumadık, gör dedi, görmedik, duy dedi, işitmedik.

Sev dedi, sevmeyi beceremedik

Çalış dedi çalışmadık…

İyilik yap dedi, başkasına yapmak şurada dursun, kendi nefsimize bile zulmettik.

Hiçbir şey yapamıyorsan, bari haddini bil dedi, onu da bilmedik.

Yahu, hani biz misafirdik!

Ev sahibine neyi reva gördük?

Peki, ev sahibi her şeye rağmen bize kredi açıp, ikramlarını devamlı yenilmedi mi? Onun mekanında kavga, bozgunculuk

Yapıp diğer misafirlerini taciz

Tecavüz, hırsızlık, yolsuzluk ile

Yerinden, yurdundan ederek

Mülkün tek ve gerçek sahibine

Saygısızlık etmiş olunmuyor mu?

Kul onun kurduğu bu eksiksiz düzende neyi az yetersiz gördü de, hata üstüne hata, yaparak isyan yolunu seçti…

Neyi eksik gördü de kendine başka ilahlar başka kitaplar edindi.

Bu kadar sınırlı vakti olup, ölümün her an gelebileceğini bildiği halde, ruh bedende konuk, beden ruha sadece bir kuş kafesi gibi, cananı cana kucaklatan bir sır olduğu halde, sırrın sahibine teslim olmamak niye?

Onun olmayan, bir yer mi var?

Onun olmadığı bir zerre mi var?

Ona gitmeyen bir yol mu var?

Onun göremeyeceği bir yer mi var?

Onun mekânında ona karşı olmak kafa tutmak niye?

Başımızı kaldırıp bakalım ne görüyorsak her şey onun, ondan ve dönüşte ona…

Ondan başkasına dönmek mümkün mü?

O halde ne oluyor sana?

Kalbini sahibine çevir ki, anla…

Her ne kadar sürç-ü lisan ettiysem affola.

Rabbimizi hakkıyla anlamayı idrak etmeyi ve teslim olmayı nasip eylesin cümlemize.

Sevgi saygı muhabbetle hoşça kalın sağlıcakla.

En az 10 karakter gerekli