ZİL ÇALDI, KORKU BAŞLADI: ÇOCUĞUNUZ OKULDA GERÇEKTEN GÜVENDE Mİ?

ZİL ÇALDI, KORKU BAŞLADI: ÇOCUĞUNUZ OKULDA GERÇEKTEN GÜVENDE Mİ?

ABONE OL
3 Şubat 2026 11:02
ZİL ÇALDI, KORKU BAŞLADI: ÇOCUĞUNUZ OKULDA GERÇEKTEN GÜVENDE Mİ?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Okullar yeniden açıldı. Çocuklar tatil anılarını paylaşırken bazıları sınıfa biraz daha sessiz, biraz daha tedirgin giriyor. Çünkü herkes için okul, güvenli bir alan değil. Bazı çocuklar için okul, yeniden öğrenmenin değil; yeniden incinmenin başladığı yer anlamına gelebiliyor.
Akran zorbalığı çoğu zaman gözle görünmez; bazen bir bakışta, bazen bir alaycı cümlede saklıdır.
“Şaka yapıyoruz sadece” denilen cümlelerin altında bir çocuğun kalbi kırılabilir. Akran zorbalığı, çoğu zaman “çocuklar arasında olur, geçer” diye küçümsense de bir çocuğun iç dünyasında derin yaralar bırakabilir.

Zorbalık, yalnızca fiziksel şiddetle değil; dışlamak, alay etmek, lakap takmak, küçük düşürmek, sosyal medya üzerinden hedef göstermek gibi davranışlarla da ortaya çıkar.

Psikolojik olarak baktığımızda, zorbalık bir güç dengesizliğidir. Zorba çocuk, çoğu zaman kendi değersizlik hissini kontrol etmenin bir yolunu bulmuştur: başkasını küçülterek kendini büyük hissetmek. Mağdur ise utanç, korku ve yalnızlık duygularını içine gömer. Her iki çocuğun da desteğe, fark edilmeye ve duygusal güvene ihtiyacı vardır.

Zorbalık, sadece iki çocuk arasında yaşanan bir problem değildir. Okulun genel iklimi, öğretmenlerin farkındalığı, velilerin tutumu ve sınıf arkadaşlarının sessiz tanıklığı da bu döngünün bir parçasıdır.
Bir çocuğun zorbalığa uğramasına sessiz kalmak da, farkında olmadan bu davranışı onaylamak anlamına gelir.

Akran zorbalığıyla mücadelede cezalandırmak değil, anlamak esastır. Çocuklara empati kurmayı, sınır koymayı ve farklılıklara saygı duymayı öğretmek zorundayız.
Ebeveynler, çocuklarının duygu dünyasına kulak vermeli; öğretmenler sınıfta güvenli iletişim ortamı oluşturmalı; okul yönetimleri ise bu konuda net bir politika izlemelidir.

Zorbalık, sadece bir “çocukluk davranışı” değildir. Erken fark edilmezse, yetişkinlikte de benzer ilişkisel kalıplar olarak karşımıza çıkar.
Bu yüzden çocuklara güçlü olmayı değil; nazik olmayı, anlayışlı olmayı ve empati kurmayı öğretmek, geleceğe bırakılacak en önemli miraslardan biridir.

En az 10 karakter gerekli