Emine Atakan

Emine Atakan

31 Ocak 2023 Salı

Kulağımız iyiydi…

Kulağımız iyiydi…
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Kulağımız iyiydi…

Her şeyi dinlerdik.

Doğayı dinlerdik,

Söz dinlerdik,

Kur-an dinlerdik,

Müzik dinlerdik,

Radyo tiyatrosu dinlerdik.

Haber dinlerdik. TV yok idi.

Ve her birimiz, gönül ekranlarımıza yansıyan tertemiz sahneleri rengârenk izlerdik.

Hiç bu kadar etrafımızı kirletmez,

Nefret duygusunu sinelerimize davet etmezdik.

Evlerimiz dardı, öyle 3 oda bir salon değil. Ne eksiğimiz vardı onsuz yapamayacağımız, ne de fazlamız vardı taşıyamayacağımız.

Yetiyordu her şey, tam kararındaydı, ne dar ne genişti en fazla 2 odaydı evlerimiz.

AMA hem biz sığardık ,hem misafirlerimiz..

Herkes kanaatkârdı, çoook geniş yüreklerimiz vardı ve bir döşeğe, 5 kardeş sığardı. Evde saltanatı eşyalar değil insanlar yaşardı. Misafir çooook kıymetliydi. Öyle haberli gelme adeti yoktu. Çünkü o vakit haberleşme aletleri pek yoktu.

Postaneden telefon bağlatılsa da zenginlerin evinde telefon vardı.

Hülasa sabah ezanı köyden çıkan bir aile öğleye sizde olurdu. Allah ne verdiyse.

Hoş gelir sefa gelir şeref verirdi. Bazen incir ceviz kuru üzüm pestil hediye gelirdi.

Misafire aç mısın, yemeğe kalır mısın denmezdi.

Evin hanımı ve kızı derhal hazırlığını yapar, sofra açardı Allah ne verdiyse umulan değil bulunan muteberdi. Ve tabi öyle güzeldi ki!

Üç beş aile bir sofrada yemek yerdik.

Ne bu kadar tabak ne de bardak kirletirdik.

Önce bağdaş kurar besmele ile ekmek bölerdik. Amma bereketliydi sofralar

Mercimekli aş bilumum turşu çeşitleri. Ya da pekmez şerbeti. Ya da ayran neyse kısmet.

Düşünün koca bir sahan aş 15 kaşık, 5 tas ayran. Onca insan. Bulaşık az olmaz mı?

Ohh değmem kaşık sesinin çıkardığı musikiyle, önce büyükler başlar tabi,

Coşku ve sevgi ile salınır kaşıklar edeple herkes

Kendi önünden. Öyle sahanın ortasına kaşık vurulmaz. Bereketi kaçar tâbi.

Kavuşkan kurardı büyükler, gençler diz kırardı.

Öyle yerde oturamıyorum, dizlerim kireç tutmuş diyen tek bir yaşlı görmedim çocukken.

Tabi yemekler yenir, şükürle sofra toplanır,

Bahçeye silkelenir, kurtlar kuşlarda nasiplenirdi.

Yaşlı dedem tütün tabakasını çıkarır, cuğarasını

Sarar, içen misafire de ikram ederdi. O Zamanlarda filtreli sigarayı herkes içemezdi

Dedem ona G……çapıtlı derdi.

Hasılı biz sokağa koşardık çocuklar olarak

Oynamaya çünkü oyuncak kavramı yoktu bu kadar. Kendin dikersen bebeğin olurdu…

Ve tabi büyükler muhabbet ederdi, doyasıya

Öyle büyüklerin yanında cengür, cüngür konuşmaz, çocuklar çay kahve içmezdi.

Herkes haddini bilir idi.

İşte böyle dostlar, biraz nostalji takılalım bu haftaki yazımızda, rutin dünya telaşı yordu bizleri ya, değişiklik olsun dedim, biz yaştakilere şifa olsun

Ve o eski radyodan bir parça dinlerken sizler adına, sözlerime son vereyim yoksa muhabbet akşama kadar sürecek vallahi…

Ben gamlı hazan, sense bahar, dinle de vazgeç derken sanatçımız, içinde olduğumuz mübarek sefer ayının güzel günlerin habercisi olması dileği ve temennisiyle en kalbi sevgi ve sağı muhabbetle.

Hoşça kalın sağlıcakla kalın.